Süt Alerjisi ve Yaşadıklarımız


alerjik bebek

Pardon bir şey söyleyebilir miyiz? Alerji konusuna dikkat çekmek istiyoruz çünkü bu konuda sıkıntı yaşayan çok kişi var. Oğlum artık 11 aylık oldu ve son 7 aydır hayatımızda alerji konusu var. Konuya ilgim arttıkça daha çok okumaya, araştırmaya başladım. Aslında toplum olarak ne kadar çok hassas olmamız gereken bir konu olduğunu fark ettim, annelerin nasıl fedakarlıklar yaptığını anladım. Ama "O kadarcıktan ne olacak, biz sizi böyle mi büyüttük" diyerek alerjik bebeklerin annelerini nasıl üzdüğümüzü gördüm. Bu arada Alerjik Bebeği Olan Anneye Söylenmemesi Gereken 50 Söz yazımı mutlaka okumanızı tavsiye ederim :)

Bu konuda bana çok soru geldiği için ilk günden bu zaman kadar yaşadıklarımızı biraz detaylı olarak yazmak istedim böylece hem sorulara cevap verebilir hem de deneyim paylaşımı yapabilmiş olurum diye düşündüm. Herkesin bebeği farklı, deneyimi ve alerji öyküsü farklı bu yüzden takip eden doktorun sözünden çıkmamakta fayda var :)

Bu konuda daha önceden gittiğim bir seminerin notlarını da paylaşmıştım. Çocuklarda Besin Alerjisi Semineri notlarımı okuyarak detay bilgi elde edebilirsiniz.

Öncelikle ilk söyleyeceğim şey anne olarak iç güdülerinize güvenmeniz. Neden diye soracak olursanız hemen açıklayayım :)

Oğlumun alerjisine 4 aylıkken tanı konuldu ancak ben 2 aylıkken şüphelenmeye ve etrafımdakilere sormaya başlamıştım. Genellikle "çok evhamlısın", "biraz rahat ol", "düşündükçe kötüyü çekersin", "şu çocuğu rahat bırak, kurcalama" gibi türlü türlü yorumlarla karşılaştım. Her seferinde de kendimi suçladım. Halbuki iç güdülerime güvenseymişim çok önceden teşhis konulabilir ve diğer kişileri ikna etmek için bebeğimin bezinde kan görmemize gerek kalmazmış.

Eğer bebeğinizin başında konak, kulak arkasında kuruluk, popoda geçmeyen kızarıklık, kakasında mukus veya kan gibi belirtiler varsa bunlar süt alerjisi belirtileri olabilir, mutlaka doktora danışın. Oğlumda hepsi vardı, en son bezinde kan gördüğüm an doktora koştum. Benim kadar çok peynir yiyen bir annesi olduğu için aslında eliminasyon diyeti yapmak çok kolay oldu. Doktorumuzun yönlendirmesiyle peynir ve yoğurdu kestim, her şey düzeldi. Tabi ki yazıldığı kadar kolay değil. Bu yazıyı yazarken 7 aydır süt, süt ürünleri (yoğurt, peynir, tereyağı vb.), kuru yemiş, tahin, susam gibi yiyecekleri yemiyorum ama emzirmeye devam edebilmek için bu fedakarlık bence şarttı. Diyete dayanamayan annelere de saygı duyuyorum, tamamen tercih meselesi :) Süt alerjisi olan bebeklerde annenin beslenmesi de kritik. Bir çok besinden eksik kaldığı için onları tamamlayacak alternatif gıdalar bulmaya çalışıyor, aç kalmamaya, halsiz düşmemeye çalışıyor ama bu arada benim yaratıcılığım epey arttı. Mesele kendi doğumgünümde pasta yemek istedim ve kendime Sütsüz, Yumurtasız, Kuruyemişsiz, Şekersiz, Glutensiz Pasta yaptım. Valla şahane oldu.

Konuya geri dönersek, yapılan kan tahlillerinde süt, balık, buğday, yumurta vb. bir çok ürüne alerjileri hep negatif olarak çıktı. Ancak non-IgE olarak geçen bu grupta, bağırsak tepkili çocuklarda zaten kan tahlili negatif çıkarmış. Danıştığımız bütün doktorlar benzer şekilde yönlendirdi.

4 ay boyunca diyet yaptıktan sonra diyet açmayı denedim ve fırınlanmış bir peynir yedim. Diyet açarken doktorlar süt merdivenine göre açmayı öneriyorlar. Biz Münih'e taşınma aşamasında olduğumuz için biraz hızlandırdık ancak ben peyniri yedikten hemen sonra oğlumun bezinde tekrar kan gördüm ve hemen eski diyetime geri döndüm.
inek sütü alerjisi
Çocuk doktorumuz ile alerji doktorumuz ilk günden beri beraber takip ettiler ve en az 4 ay daha diyete devam etmeme karar verdiler.

Şuanda Münih'e taşındık, bu arada Münih Günlükleri yazılarımı da okuyabilirsiniz :)

Münih'e gelirken açıkçası doktor konusunda biraz endişeliydim ama yoğun internet araştırmalarım sonucunda bize uygun olacağını düşündüğüm bir doktor buldum.
Tahlil sonuçları, günlük beslenme düzeni, kilo-boy tablosu gibi tüm detaylar ile gittim. Çok vakit ayırmaz diye düşünürken 1 saat odasında kaldım. Çok ilgiliydi.

Uzun süredir diyet yapmama, emzirmek için gösterdiğim çabaya çok şaşırdı. Detaylı başka tahliller istedi.

Tahliller sonucunda fındık, yerfıstığı, badem, soya, yumurta, buğday, süt ve proteinleri, balık, tavuk vb. gıdalara alerjisi çıkmadı. Özetle, bu doktorumuz da oğlumun verdiği tepkileri non-IgE olarak tanımladı. Diyet açma işleminden sonra eğer tepki verirse 4 ay beklenmesi gerektiğini belirtti. Bu yüzden Aralık ayı ortasına kadar süt ve süt ürünleri diyetine devam etmemi istedi.

Anne sütünün yağ oranının zaman geçtikçe azaldığından bahsetti. Ayrıca oğlumun kalsiyum ihtiyacının karşılanması için Yulaf Sütü (kalsiyumlu) önerdi. Bu tarz eklentili ürünlere aslında tepkiliyimdir ama Almanya'da bu ürünün çok tüketildiğini ve kendisinin de içtiğini söyledi. Denemek için aldım, en azından oğluma ara öğün için muhallebi tarzı denemeler de yapabilirim diye düşündüm. 
kalsiyumlu yulaf sütü

Hindistan cevizi sütünü de kullanıp kullanamayacağımı sordum ancak besleyicilik yönünden ve kalsiyum yönünden zayıf oranlara sahip olduğunu söyledi. Değişik bir tat denemek için tabi ki tattırabilirsin ama kalsiyum desteği için kullanamazsın dedi.

Aslında yulaf sütünü evde yapmak çok basit. Geceden yulafın üzerini örtecek kadar su ekleyip sabaha kadar buzdolabında bekletirseniz, sabahta blenderdan geçirip süzerseniz yulaf sütünüz de hazır oluyor.

Özetle, Türkiye'deki doktorumuzdan çok farklı bir yönlendirme almadım ama alerji konusundaki bilgilerimi teyit etmek, oğlumun tahlillerini farklı bir ülkede tekrar yaptırmak ve farklı doktorlardan yorum almak kendimi çok daha iyi hissettirdi.

Eğer sorunuz varsa bloga yorum olarak yazarsanız çok sevinirim. Tekrar gittiğimde sorabildiklerimi sorarım, herkes faydalanmış olur.

Sevgiler.

Hiç yorum yok