Glutensiz Beslenme - Şekersiz Yaşam


Bana çok fazla soru geliyor. "Glutensiz beslenme nedir?", "Neden glutensiz - şekersiz beslenmeliyiz?", "Çiğ beslenme zor değil mi?", "Çok sosyetiksin, hep kinoa mı yiyeceksin?" gibi:)

Her zaman iyi beslenmemiz, yediklerimize dikkat etmemiz gerektiğini savundum ama son altı aydır şekersiz, glutensiz, unsuz bir hayat konusunda çok daha odaklı yaşamaya çalışıyorum. Artık bir çoğunuz sebebini biliyor ama beni yeni tanıyanlar da “Siz hiç beyin ameliyatı oldunuz mu?” yazımı okuyarak sebebini çok daha iyi anlayabilirler :)

Tüm sorulara toplu cevap vermeye ve son birkaç aydır günlük yaşantımda nelere dikkat ettiğimi, okuduğum kitaplardan neler öğrendiğimi ve doktorlarımın tavsiyelerini özet bir şekilde anlatmaya çalışacağım.


Neden glutensiz beslenmeye başladım?

Öncelikle neden glutensiz beslendiğimi anlatmak istiyorum. Gluten hassasiyetinin reflü, haşimato, alerjiler, diyabet, anemi, migren, fibromiyalji, romatizma, otoimmün hastalıklar vb. birçok hastalığa sebep olabileceği belirtiliyor.
35 yaşındayım ve bu zamana kadar hiç kilo problemim olmadı ve hiç diyet yapmadım. Geçirdiğim beyin ameliyatı dışında da büyük bir hastalığım olmadı. Daha ne olsun dediğinizi duydum sanki :)

Ancak 17 yıldır yoğun bir şekilde mücadele ettiğim migren ağrılarından hep şikayetçi oldum. Ameliyatım sonrasında da ağrılarım fazlasıyla devam etti. Ayrıca son birkaç yıldır  kullandığım ilaçlar, narkozlar, serumlar, tomografi, anjio derken vücudumda fazlasıyla bunların etkisini görmeye başladım. Ve soluğu Ayşegül Çoruhlu'da aldım:) Daha önceden zaten kitabını okumuştum ancak uygulamaya henüz geçmemiştim.

Benden istediği tahlilleri ve geçmiş tahlillerimi beraber değerlendirdik. Sonrasında yeni bir beslenme düzeni ile rotamızı belirledik. Meğer benim gluten hassasiyetim varmış :(

Gluten – Modern Zehir



“Gluten nedir?” sorusu herkesin aklında. Gluten, gliadin isimli bir proteinden oluşuyor ve bu protein de bağışıklık sisteminin hiç sevmediği bir protein. Gluten, çeşitli hamur işlerinin (krakerler, kekler, pizza hamuru vb.) yapılabilmesi için unu bir arada tutan bir çeşit yapıştırıcı. Buğday unu ve su ile bir hamur yaptığımızda ve daha sonra bu hamuru suyun altına tuttuğumuzda nişasta ve lifler ayrıldıktan sonra elimizde kalan madde de gluten.
Bugün bizim buğday dediğimiz tahıl ile atalarımızın nadiren tükettiği yabani buğday arasında benzerlik bulunmuyormuş. Bu da vücudumuzu sürekli henüz tanışmaya hazır olmadığı besinler ile tanıştırdığımız ve bilmeden hasta ettiğimiz ve geri dönüşü olmayan hasarlar verdiğimiz anlamına geliyor.

Eğer ekmek, meyve suyu, pilav veya makarna tüketiyorsak, düşük yağlı bir diyet uyguluyorsak, D vitamini takviyesi almıyor ve fazlasıyla tahıllı yiyecekler tüketiyorsak risk grubunda olduğumuz bir çok doktor tarafından belirtiliyor.

Gluten gerçeği ile yaklaşık altı ay önce tanıştım ve bırakınca kendimdeki değişiklikleri gözlemledim, keşke çok daha önce bilgilenme şansım olsaymış diye düşündüm. 

Aslında şu an dünyada gluten hassasiyetinin insanlığı tehdit eden en büyük sağlık sorunlarından biri olduğunu söyleniyor ancak çok hafife alınıyormuş. Çölyak hastası olmayabiliriz ama gluten hassasiyeti bağışıklık sistemimizi tehdit edebilir. Glutensiz beslenmenin şeker hastalığı, obezite, depresyon, duygudurum bozuklukları, uykusuzluk, irritabl bağırsak sendromu, migren, hiperaktivite gibi birçok konuda yaşanan sorunlara da yardımcı olacağını belirtiliyor.
Bu konuda okuduğum birçok kitapta glutenden modern zehir veya çağımızın tütünü olarak bahsediliyor. Soslarda, baharatlarda, pastane ürünlerinde, kozmetiklerde, el kremlerinde bulunuyor. Ben en çok kozmetiklerde bulunmasına şaşırdım, glutensiz beslendiğinizi zannediyorsunuz ama tüm vücudunuza sürdüğünüz krem, dudak parlatıcıları, şampuanlar, kozmetik ürünler ile farkında olmadan gluten almaya devam ediyorsunuz.
Okuduğum "Tahıl Beyin" kitabında çok güzel bir soru vardı.
  • Bir dilim tam tahıllı ekmek
  • Bir adet karamelli yer fıstıklı çikolata
  • Bir çorba kaşığı beyaz toz şeker
  • Bir muz
Sizce hangisi kan şekerini en hızlı yükseltir? Her on kişiden dokuzu yanlış besin, yani toz şeker veya çikolatayı seçiyormuş. Halbuki cevap tam tahıllı ekmekmiş :) Buğday kan şekerini sofra şekerinden çok daha hızlı bir şekilde yükseltirmiş.

Bu süreçte neleri değiştirdim?

Buğday, arpa, çavdar, yulaf, bulgur, makarna, tarhana, erişte, ekmek ve türevler, mayalı gıdalar, inek sütü ve peynirleri, şeker, paketli gıdalar vb. tüm ürünleri hayatımdan çıkardım. Bu listeye bakıldığında geriye ne kaldı diyebilirsiniz. İlk hafta benim içinde çok zordu, neye elimi atsam içinde gluten vardı ve çok açtım. Sonra yeni oluşturduğum beslenme düzeni ile hiç aç kalmadım hatta gün geçtikçe kendimi daha iyi hissetmeye başladım. Öncelikle önyargılı olmayın, ekmeksiz de doyuluyor sadece alışmak için zamana ihtiyacınız var.

Hayatımdan çıkanları yazdım. Şimdi de yeni samimi olmaya başladığım besinleri yazacağım. Bir kısmını zaten bir süredir tüketiyordum ama şimdi daha planlı yemeye başladım.

Karabuğday, kinoa, chia tohumu, hindistan cevizi yağı, avokado, her türlü çiğ sebze (çiğ beslenme en önemli destekçilerden böylece hiç bir besin değerini kaybetmiyor.), zerdeçal, hurma, çörek otu, sumak, her türlü baharat, lor peyniri, keçi peyniri, keçi sütü, limon (su için), yumurta, kefir ...

Şeker:


Rafine şekerler obezitenin, şeker hastalığının, insülin direncinin ve kan şekeri kontrolünde yaşanan sorunların baş sorumlularından biri olduğu belirtiliyor.


Atalarımızın şeker için sadece iki kaynakları varmış: Bal ve bazen tüketebildikleri meyveler ama şuanda tüm şeker kaynakları her saniye elimizin altında.

Tatlı bir şeyler yemek hepimize keyif veriyor. Ben kendi adıma güzel yapılmış bir pastayı reddetmek istemem veya güzel bir dondurma geldiğinde "Hayır ben şekersiz besleniyorum" demek istemem ancak bazen şartlar öyle gerektiriyor.
Son iki yıl içerisinde çok fazla doktor ile tanışma fırsatım oldu :) Hepsi de gizli bir zehir olan şekeri tüketmemem, kızıma da kesinlikle vermemem gerektiği konusunda fazlasıyla uyardı.
Ben doktor değilim ama çoğu doktor bana aynı öneride bulunduğu için yazmakta sakınca görmüyorum. Belli aralıklar ile hepimizin Hemoglobin A1C testi yaptırması gerekiyormuş. Belki doktorunuza danışıp sizde bir test yaptırabilirsiniz. Benim normal aralıklarda çıktı, pek mutlu oldum:)
Hemoglobin A1C değeri düşük ve yüksek olan katılımcılar ile yapılan bazı testler okudum. Hepsinde benzer sonuçlar paylaşılıyordu. Şeker tüketimi arttıkça beyinde doku kaybı artıyormuş.
Benim bu kıyaslamalardan anladığım tek bir sonuç var, o da şeker tüketmememiz gerektiği :)
Eğer şekersiz tarifler arıyorsanız birkaç örnek paylaşıyorum.

Nasıl beslenmeliyiz? – Alınması gereken takviyeler


Omega 3: Gıda takviyelerinin kralı olarak belirtiliyor. Bazı doktorlar balık içerikli olmayan bitkisel içerikli Omega 3 desteklerinin kullanılması gerektiğini belirtiyor. Ben doktorumun tavsiyesine göre balık içerikli kullanıyorum. Omega 3 alırken EPA ve DHA oranlarına dikkat etmeyi unutmayın.


Zerdeçal: Çin ve Hint tıbbında çeşitli rahatsızlıklara iyi geldiği için zaten binlerce yıldır kullanılmaktaymış. İçeriğindeki kurkuminin maddesi sebebiyle antienflamatuvar ve antioksidan özelliklere sahipmiş. Ben yediğim herşeye (çorbalara, omlete vb.) eklemeye çalışıyorum.

Probiyotikler: Dünya Sağlık Örgütü, 2020 yılında depresyonun kalp hastalıklarından sonra dünyanın en yaygın ikinci hastalığı olacağını tahmin ediyormuş. Bağırsaklarımız için artık her yerde "ikinci beyin" olarak bahsediliyor. Eğer bağırsak çeperimizde bir hasar varsa çinko ve B vitamini gerektiği şekilde emilemiyormuş. Bu maddeler de seratonin salgılamamız için gerekli maddelermiş, dolayısıyla bağırsaklarımıza iyi bakıp probiyotik destek kullanmamız gerekiyormuş.

Bağırsağımıza daha iyi nasıl bakabileceğimizi katıldığım Lakto Fermente Atölyesinde öğrendim. Notlarımı aşağıdaki linkte paylaşıyorum.

Lakto Fermente Atölyesi Notlarım

Hindistan cevizi yağı: Blogu takip edenler ne kadar çok kullandığımı zaten biliyorlar, hatta sürekli soru geliyordu neden kullandığım ile ilgili. Yüksek kolesterol seviyesi de dâhil olmak üzere çeşitli kalp problemlerinin önlenmesine yardımcı olduğu, sindirimi desteklediği ve bağışıklık sistemini güçlendirdiği belirtiliyor. Ayrıca antiviral ve antibakteriyel olması sebebiyle de bakteri ve virüsler ile mücadelemize destek oluyor. Ayrıca hoş bir aroması var bu yüzden tatlı tariflerime eklemeyi çok seviyorum. 
D vitamini: Yetersiz D vitamini seviyelerini yükseltmek için gıda takviyesi alındığında kemik sağlığı, beyin sağlığı, insülin direnci gibi birçok konuda vücudumuz olumlu yönde etkileniyormuş. Bazı doktorlar D vitamini seviyesine göre günlük doz öneriyor. Benim doktorum 3 ayda bir, bir ampul kullanmamı önerdi.

Neler yapmalıyız?

  • Tüm gluten kaynaklarını mutfağımızdan temizlemeliyiz.
  • Tüm işlenmiş gıdalardan, paketli market ürünlerinden uzak durmalıyız.
  • Şeker, nişasta içeren işlenmiş ürünleri tüketmemeliyiz.
  • Marketlerde light diye bahsedilen ürünleri satın almamalıyız. Bunlar yerine sağlıklı yağlar (sızma zeytinyağı, Hindistan cevizi yağı, avokado, susam, ayçekirdeği vb.) tüketmeliyiz.
  • Sebzeler: Yeşil yapraklı sebzeler, kıvırcık lahana, ıspanak, brokoli, soğan, mantar, karnabahar, enginar, kereviz, kuşkonmaz, zencefil, semizotu, patlıcan, balkabağı vb. tüketmeliyiz.
  • Mümkün olduğunca çiğ beslenmeye önem vermeliyiz. Çiğ beslenme deneyimimi anlattığım yazımı da okuyabilirsiniz.
  • Glutensiz tahıllar tüketmeliyiz.
  • Şeker oranı yüksek olan meyveleri dikkatli tüketmeliyiz.
  • Sabahları uyandığımızda aç karnına limonlu su tüketmeliyiz. Son yıllarda çok ilaç tükettiğim için karaciğer sağlığıma destek olması için bana özellikle tavsiye edildi.


Veee sonuç

Erken sevinmek istemiyorum, hatta sonucu nazar değer mi diye yazmaktan da bir süredir çekiniyorum ama paylaşmadan edemedim. 17 yıldır ilk defa 5 aydır migren ilacı kullanmadım, karanlık odalara kapanmadım, ya başım ağrırsa diye strese girmeden yaşıyorum. Umarım böyle devam eder :)

Diğer tüm tahlil sonuçlarımın da zamanla çok daha iyi olacağına inanıyorum.

Umarım sizler içinde faydalı olmuştur. Yorumlarınızı heyecanla bekliyorum.

Sevgiler,

Instagram hesabım: @kurumsalevhanimi

Kaynak:

Tahıl Beyin - Yazar: Dr. David Perlmutter - Kristin Loberg / Pegasus Yayınları - 2015
Tokuz Ama Açız - Yazar: Dr. Ayşegül Çoruhlu / Doğan Kitap - 2015

25 yorum:

  1. Keşke herkes okusa. Bilmeyen ve okumayanlara acıyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bende mümkün olduğunca yaymaya, paylaşmaya çalışıyorum.

      Sil
  2. Merhabalar , blogunuzu keyifle takip ediyorum cok pozitif ve enerji dolusunuz :)) bende yaklasik hicbir rahatsizligim olmamasina ragmen tesadufen gluten free beslenme ile tanistim . Londra'da yasadigimdan dolayi burada bu beslenme sekli cok kolay ama Turkiye'de eminim cok maliyetlidir . Insallah birgun toplum olarak cok daha fazla bilinclenecegiz , bunuda doktorlarin disinda sizler gibi blog sahipleri yapacak bence :) Ve bende en kisa zamanda boyle bir sorumlulugu almaya baslayacagim insallah , sirf kendi ozel cevreme birseyler ogretsem bile ne mutlu bana . Sevgilerimle Guliz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel yorumlarınız için çok teşekkür ederim Güliz Hanım. Nisan ayında bende Londra'da bir hafta kaldım ve gerçekten beslenme açısından çok rahat geçti. Çok fazla seçenek vardı ve fiyat olarak uygundu. Umarım zaman geçtikçe hepimiz daha fazla bilinçleneceğiz. Sevgiler :)

      Sil
  3. Alkali diyet yapıyorsunuz diğer kitabında okumanızın öneririm..
    Ayşegül hanımın anlatımı on numara

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, dig4er kitabını da okudum hatta Aysegul Hanim'dan imza alip bir takipçime de hediye ettim:) Bende çok seviyorum anlatım dilini.

      Sil
  4. Merhaba , glutensiz beslenme konusu gerçekten çok önemli , bende 6 ay önce glutensiz beslenmeye geçtim ve başta diyabet ve migren olmak üzere pek çok rahatsızlığımdan kurtuldum ancak glutensiz beslenme konusunda hepimizin yanlış bildiği önemli bir nokta var , gluensiz tahılların olabileceğini düşünüyorum , karabuğday , kinoa , glutensiz ( nişastalı un) vs. gibi. ancak glutensiz tahıl yok malesef , bunu öncelikle Canan karatay'dan duydum yabancı kaynaklardan inceledim ve sonrasında kendi üzerimde bizzat denedim , tüm tahılları kesmediğiniz sürece sonuç alamıyorsunuz tabi bir miktar iyileşme oluyor ayrıca bakliyatlardada sorun var deneme yanılma yöntemi ile sadece mercimek ve fasulye tüketebildiğimi gördüm , nasıl bu kadar kesin sonuçlara ulaşabildiğimi soracak olursanız kan şekeri ölçümü gluten hassasiyetini yüzde yüz gösteren bir ölçüm benim için tabi. glutensiz beslenme sonucunda şu anda kan şekerim normal sınırlarda , bu arada ekmek yemek ihtiyacı için merciemk ekmeği yaptım ilgilenen olursa tarif verebilirim sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, bilgilerinizi ve deneyiminizi paylaştığınız için teşekkürler:) En azından ana gluten kaynaklarını hayatimizdan cıkararak bile fark yaratabileceğimizi düşünüyorum. Sevgiler

      Sil
    2. Evet çok haklısınız sadece ekmeği bırakmak bile çok fayda sağlıyor , ekmekteki sorun sadece gluten de değil pek çok zararlı madde içeriyor , zaten gluten duyarlılığı herkeste aynı değil değişiklik gösteriyor hatta aynı kişide yaşa kiloya yaşam şartlarına bağlı olarakta değişiklik gösterir. ancak belli bir yaşta iseniz ve ciddi sorunlarınız var ise tamamen kesmek gerekir diye düşünüyorum aksi takdirde sonuç alamıyorsunuz , ben günlük diyetimde tamamen glutensiz tüketiyorum ama arada bir kaçamak yapıyorum tabiki , çünkü unlu gıdaları çok seven biriyim , bu şekilde glutenli bir şey yiyeceksem çok sevdiğim şeyleri tüketiyorum, ayrıca gluteni tamamen kestiğinizde size zararlı diğer maddeleride rahatlıkla gözlemliyebiliyorsunuz çünkü vucut çok hassaslaşıyor bu besinlere karşı , örneğin bende badem , balık ürünleri , sarmısağa karşı hassasiyet var , kısacası bedeninizi tanıyarak gözlemleyerek testlere , doktorlara vs para harcamadan daha sağlıklı olabiliriz , düzgün beslenmeden spor yapmadan sağlıklı olmak mümkün değil malesef

      Sil
    3. Arada bir kaçamak herkes yapıyordur :) Haklısınız, bu tarz ürünleri tüketmedikçe farkı hemen fark edebiliyorsunuz. Bende çok net yediğimde hissediyorum.

      Sil
  5. Bilgilerinizi paylaştığınız için çok teşekkürler.Ben de Tahıl Beyin'i okudum.Ayrıca Dr.Perlmutterin sitesini takip ediyorum internetten.Sürekli mailler geliyor üye olursanız.Magnezyum da alırsanız geceleri baş ağrılarınıza iyi gelecektir.Hoşçakalın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zaman ayırıp okuduğunuz için bende teşekkür ederim. Tahıl Beyin kitabı beni çok etkiledi, örnekler çarpıcıydı.
      Kısa bir dönem bende magnezyum desteği aldım. Şuan ağrılarım yok denecek kadar az. Sevgiler:)

      Sil
  6. Ne güzel anlatmışsınız, anlaşılır, akıcı.. Bilgileniyoruz, biliçleniyoruz. Keşke sıkıntılarınız sonucunda tanışmasaymışssınız bu beslenmeyle ama her şerde bir hayır var durumunu yaşamışssınız.. Sağlıklar dilerim.. Nuray İlbars ☺️

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayat hepimizi farklı şekillerde eğitiyor. Kimi okuyarak kimi de yaşayarak öğreniyor;)

      Sil
  7. Çok güzel bir paylaşım hazırlamışsınız, açık ve net😊Bilinçli olmak, araştırmak ve sorgulamak gerekiyor. Yüreğinize sağlık, Bende glutensiz beslenmeye geçtiğimde oldukça zorlanacağımı zamnetmiştim, ekmeksiz nasıl yaşarım gibi bir düşünceye sahiptim😉 Ama yaşanıyormuş hem de daha konforlu bir yaşam oluyormuş... Vede daha hafif😊
    Sağlıcakla kalın Hande hanım, sevgiler🤗

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değer verip okuduğunuz için çok teşekkür ederim. Bilinçlendikçe paylaşmaya çalışıyorum. Sevgiler

      Sil
  8. Ben de glutenin zararlarını okuduktan sonra gluteni hayatımdan çıkardım. Günlük başağrılarımın ve en azından ayda bir kez tutan migrenimin glutenden kaynaklandığını bilmiyordum. Gluteni bırakmamla beraber tüm başağrılarımdan kurtuldum. Bir iki kez kaçamak yaptığımda migrenim tekrarladı. Böylece sağlamasını da yapmış oldum. Gluten yok ve artık kafam çok rahat. Tabii şekeri de gluten diyetinden çok daha önce bırakmıştım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanırım sizi en iyi ben anlayabilirim. 17 yıl boyunca migrenle mücadele ettikten sonra gerçekten dediğiniz gibi kafam rahat. Sevgiler :)

      Sil
  9. Merhaba, çok faydalı bilgiler için çok teşekkür ederim. Tip 2 diyabet ve 25 yıldır kronik migren hastasıyım. Glutensiz ve şekersiz beslenmeyi istiyorum neler yememek gerektiğini konusunda çok bilgi var ancak günlük hayatımızda uyandığımız kahvaltıda, işyerindeyken öğleyemeğinde, yemekhaneden çıkan yeöeklerden, işyeri dışında lokantalardaki yemeklerden, ara öğünlerde, akşam evde yemeklerde, birebir neler yiyebileceğim konusunda tam bir bilgi edinemiyorum. nasıl toparlayacağım bilmiyorum. Aşırı derece hazımsızlık problemim var o nedenle artık acilen beslenme şeklimi değiştirmek zorundayım. lütfen bana somut örneklerde kahvaltı, öğle ve akşam yemeği neler tüketebilirim yazabilir misiniz? Şimdiden değerli vaktiniz için çok teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Aylin Hanım, öncelikle çok geçmiş olsun. Ne yaşadığınızı gayet iyi anlayabiliyorum. Bu tarz sorular çok geliyor. Bu yuzden şuanda bir yazı hazırlıyorum. Umarım tüm ihtiyacı olanlara faydası olur. En kısa sürede yayınlamayı planlıyorum. Sevgiler

      Sil
  10. Hande hanım çok keyifli, aydınlatıcı ve yol gösterici bir yazı olmuş. Paylaşımınızdan dolayı teşekkür ederim.
    sevgilerimle Songül

    YanıtlaSil
  11. Hande hanım harika bilgiler paylaşmışsınız. Ve geçirdiğiniz rahatsızlıktan dolayı çok geçmiş olsun.O kadar güzel içerisinde bulunduğumuz durumu anlatmışsınız ki doktorumun beni neden bu kadar buğdaydan uzak tutmak istediğini bir kez daha anladım.Ne yaptığımı ve kilo vermek adına gittiğim yerden ne kadar sağlıksız olduğumu öğrenerek çıktım. Son birkaç aydır meyve ve meyve şekeri içerebilecek gıdalar,inek ve koyun sütü ürünleri,karbonhidratlar,gluten içerebilecek her türlü gıda,nişasta,sofra şekeri,mayalı gıdalar gibi kullanamadığım daha doğrusu kullanmamam gereken bir çok kategori var ve evet gerçekten ben şimdi be yicem dedim. O kadar çok hayatımdaymış ki bu ürünler normalini beslenmiyormuşum. Malesef halen daha çok zorlanıyorum. Bu beslenmeme yönelik bir tarif varmıdır yemek, tatlı gibi bakarlen size rastladım :) iyi ki de rastlamışım :) okumayan pişman olur :) okurken bile bildirelim her yere bişeyler yapmalıyoz desim içimden. Eğer bu beslenmeme yönelik bildiğiniz yardımcı olabilceğiniz tarifler carsa seve seve uygulamaya ve paylaşmaya hazırım :)) iyi günler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, değerli yorumlarınız için çok teşekkur ediyorum. Bende her gün yeni bir bilgi öğrenip paylaşmaya çalışıyorum. Blogda birçok farklı tarif var, denerseniz yorumlarınızı da bekliyorum. Ilk alışma aşaması biraz zor olsa da düzen olduktan sonra hepsi kolaylıkla rayına oturuyor. Sevgiler

      Sil
    2. Merhaba, değerli yorumlarınız için çok teşekkur ediyorum. Bende her gün yeni bir bilgi öğrenip paylaşmaya çalışıyorum. Blogda birçok farklı tarif var, denerseniz yorumlarınızı da bekliyorum. Ilk alışma aşaması biraz zor olsa da düzen olduktan sonra hepsi kolaylıkla rayına oturuyor. Sevgiler

      Sil