Münih Günlüğüm-2

münih

Sevgili Münih Günlüğü,

Münih'te yaşamaya başlayalı bugün tam 1 hafta oldu ama tuhaf bir şekilde yıllardır burada yaşıyormuş gibi hissediyorum. Sanki uzun süredir bu evdeyim, yıllardır bu apartmandayım. 

Ev demişken hemen önemli bir noktayı paylaşmak istiyorum. Eğer Münih'e taşınacaksanız ve internetteki yüzlerce olumsuz deneyimi okuduysanız moralinizin çok bozulmuş olduğuna eminim ama bir de bizim olumlu deneyimimizi okuyun :)

Kimse inanmasa da Ağustos ayında ikinci günümüzde baktığımız ikinci evi kiraladık. Neden Ağustos ayını vurguluyorum :) çünkü herkes Münih'te Ağustos ayında tatilde olurmuş. Evi bırakın ev sahibi bile bulamazsınız demişlerdi. Şans bizden yana oldu ve çok beğendiğimiz bir evi kiralayabildik. Bizim evimiz eşyalı bir evdi bu yüzden daha rahattık ancak eşyalı olmayan evlerin çoğunda mutfakta olmuyor. Burada değişik bir sistem var, evden ayrılırken mutfağı da taşıyorlarmış. Hala bir anlam veremiyorum ama bu ufak hatırlatma da aklınızda olsun :)
Eğer eşyalı ev arıyorsanız https://www.mrlodge.de sitesine bakmanızı tavsiye ederim.


Apartmanımız, evin bulunduğu konum ve merkezi olması harika ama apartmanda alışamadığım tek nokta sessizlik. Biz özenli, dikkatli, komşularını rahatsız etmemek için elinden geleni yapan bir aileyizdir ama biz bile sessizlikten dolayı ne yapacağımızı şaşırıp evde fısıldar şekilde konuşmaya başladık. Çıt çıksa birbirimize yan gözle bakıyor, oğlum ağlayınca ise onu en kısa sürede susturmak için elimizden geleni yapıyoruz. Ya apartmandaki yalıtım muhteşem ya da komşularımız yürümek yerine uçmayı, konuşmak yerine de işaret dilini tercih ediyorlar :) Karşılaşıp sohbet ettiklerim gerçekten çok sıcak, samimi ve yardımsever insanlar ama evde sesleri çıkmıyor.

Sanırım alışmakta en zorlanacağım diğer konu ise metro :) Benim gibi yön duygusu az gelişmiş birisinin bu kadar yoğun bir metro ağına alışması bence yıllar alır. 


metro

Zaten bu hafta bir kere kayboldum bu yüzden gelecek günler daha eğlenceli olacak gibi geliyor. Neyse parası verelim artık taksiye binelim, yeter ki eve gidelim dedim ama o zamanda taksici bebek koltuğu olmadan kucağımda oğlumla taksiye binemeyeceğimi söyledi. Halbuki oğlum 10 aylık ve 10 aydır İstanbul'daki tüm taksiler benimdi :) Kurallar, düzen ve Almanya demek istiyorum, alışacağız.

Bir kaç gün önce, kızımın okulundaki Türk aileler ile (Münich International School) buluştuk. Genellikle herkes son birkaç yıl içinde Münih'e taşınmış. Şehirde yeni olunca her deneyim paylaşımı, her öneri çok kıymetli oluyor.

Buluşma Waldwirtschaft Beergarten'da oldu. Canlı müzik, yemekler, çocuklar için oyun alanı derken zamanın nasıl geçtiğini anlayamadık. Eğer yolunuz düşerse, tavsiye ederim. Harika bir orman yolunun üzerinde, giderseniz yürüyüşte yapabilirsiniz.

Son bir öneri daha :) Dün 4. kattaki komşumuz önerince akşam hemen denemek için gittik. Ballabeni dondurmaları gerçekten muhteşem. Ben vegan olanlarını (sorbe şeklindeydi) tercih ettim. Hindistan cevizli ve meyve karışımlı olanı tattım. Eğer Münih'e yolunuz düşerse denemenizi mutlaka tavsiye ederim. Kafe ortamı da çok şirin, dondurma sevmem derseniz kahve de içebilirsiniz :)


Şimdilik öneriler bu kadar. Gezdikçe yenilerini de ekleyeceğim.

Sevgiler :)

Önceki günlük notları için Münih Günlüğü -1  :)

Hiç yorum yok