Almanya'da Sağlık Sistemi ve Acil Durumlar

avrupada hastaneler

Münih'e taşındığımızdan bu zamana kadar en çok gelen sorulardan birisi de sağlık sistemi ile alakalı. Tabii ki iki çocukla taşınınca herkesin aklına doktorlar nasıl, kolay ulaşılabiliyor mu, Almanya'da sağlık sistemi Türkiye'den farklı mı gibi sorular geliyor. 

Bende kendi deneyimimizi, tecrübesizliklerimizi yazmak istedim ki yeni taşınacaklara yol göstersin, belki de rehber olsun.

Bu sebeple biraz içimi dökebilirim sanırım. Fotodaki ateşli çocuğu bulunuz :) Doktorlara ulaşma konusunda İstanbul'dayken nasıl bir konfor alanım varmış, burada çok daha iyi anladım. Özel sağlık sigortamız kapsamında istediğim doktordan randevu da alabiliyordum, tahlillerimi de yaptırabiliyordum.

Oğlum ve ben sağlam bir grip atlattık. Hala son kalan etkilerini üzerimizden atmaya çalışıyoruz. Tatil dönüşünde Zürih'teki Teknorama müzesindeki termal kameralar sayesinde zaten bir tuhaflık olduğunu belgelemiştik. Oğlum yavaş yavaş ısınmaya ve halsizleşmeye başlamıştı. (Fotodaki kırmızı alan) 

Neyse, birkaç saat sonra eve geldik ve ateşi artık 41 C'e dayanınca ambulans çağırmaya karar verdik. Neden ambulans? Çünkü çevre hastaneler acilde çocuk almıyormuş, gece hangi kliniğe gidilir bilemedik ayrıca daha önceden birisi bu yöntemi önermişti. O panikle aradık ve ambulans (112) geldi. 

41 C ateşi bizim kadar önemsemediler tabi ki. Bu arada oto koltuğu yoksa ambulansa alamayız dediler. Oto koltuğunu ambulansa yerleştirip kliniğe gittik. Arabamız yok ama oto koltuğumuz var. (Ek bilgi araba kiralarken günlük 15-20 € oto koltuğu kirası vermek yerine Amazon'dan 30 €'ya bir adet oto koltuğu alırsanız epey karlı bir alışveriş yapmış olursunuz.)

Klinikte, bu yaştaki çocukta 41 C normal bir ateş dediler ve doktoru beklememizi söylediler. Tam 2.5 saat bekledik. Beklerken çocuğun ateşi düştü zaten, klasik bir murphy kanunu durumu :)

Normalde İstanbul'da olsak hemen bir ✔boğaz kültürü ✔idrar tahlili ✔CRP için kan tahlili yapılır. Bu tahliller çıkana kadar da öksürüğü rahatlatmak için yan odada buhar verilirdi. Biz de ohh ne güzel tedavi başladı diye rahatlardık.

Buradaki deneyim başka. Doktor bakıyor sonra 4 gün geçer hala sıkıntın devam ederse o zaman tahlil yaparız diyor. Sonuçta 2.5 saat beklemenin sonunda parasetamol önerisi ile eve döndük.

Hangisi doğrusu bilemiyorum🙄 Gereksiz tahlil de yapılıyor olabilir ama 4 günlük bekleme süresine de gerek kalmıyor. Bir sorun varsa hemen müdahale edilmiş oluyor. Bilemedim🤔 Sonuca bakarsak; hiç ilaçsız, tahlilsiz iyileşti.

Burada çocuk doktorlarının en sevdiğim özelliği kiloya hiç takılmıyorlar. Hastalık sürecinde doğal olarak kilo verdi zaten gram gram alıyordu, onlar da gitti. Anne üzerindeki tüm kilo baskısını alıyorlar. Sağlıklı işte, ne var ki kilosunda dedi ve geçti. Aslında bu düşüncemi instagram'da yazdığımda bütün doktorlar kilo baskısının doktorlar tarafından değil sosyal çevre tarafından yapıldığını yazdı. Sanırım haklılar, burada o sosyal çevreden uzak olunca kilo baskısı da doğal olarak üzerimizden kalktı sanırım.

Gelen mesajlardan anladım ki Avrupa'da yaşayan çoğunluk sağlık sistemi ile ilgili ciddi sıkıntı yaşıyor. Benim için Almanya = Tıkır tıkır işleyen süreçlerdi ama içinde yaşayınca öyle olmuyormuş ya da hala sisteme alışamadığım için bana öyle geliyor.



Aşılar ve düzenli kontroller için çocuk doktoru bulmak çok zor. Kaç doktor yeni çocuk alamıyorum diye reddetti sayısını bilemiyorum artık. Başvurmadığım çocuk doktoru kalmadı. Hepsi kapasitemiz dolu, yeni çocuk alamayız diye geri dönüş yapıyor. Çok zor durumda kaldık. Bu durumda öncelik sigortada, sorumluluk onların. Bu yüzden onların yönlendiriği doktorlara da ulaşmaya çalıştım ama olmadı. Aklınızda olsun, eğer bebeğiniz varsa Münih'e taşınmadan önce doktor arayışına başlayın. www.jameda.de sitesinden doktorları inceleyebilirsiniz.

Neyse, durumumuzun özeti bu. Acil durumlarda yapılması gerekenleri öğrendim. En azından bizim gibi tecrübesizlere yol gösteren bir yazı olur. Blogda ihtiyacı olanlar için durur. Kaç kişi okur bilmiyorum ama bir kişinin bile işine yarasa kardır :)

* Öncelikle eğer kalp krizi, ağır yaralanmalar, yanma, durdurulamayan kanama, felç vb ağır durumlarda 112 aranmalı ancak ölümcül olmayan acil durumlarda 116117 aranmalı.
https://www.116117.de/html/de/ internet sitesinde detaylı bilgilendirme var. 116117'yi aradığınızda durumunuza göre eve de bir doktor yönlendirilebiliyormuş.

* Bir sonraki aşama ise Notarzt, 112'yi  arayarak bilgi alınabiliyor.

* Gece açık klinikler var, bizim yaptığımız gibi o kliniklere gidip doktor desteği de alabilirsiniz.

http://www.ahd-hausbesuch.de/ahd-privataerztlicher-notdienst-seit-ueber-20-jahren-in-muenchen-und-umgebung/ sitesini de inceleyip eve doktor çağırabilirsiniz. Maliyetlerini ayrıca değerlendirmek lazım sanırım özel bir hizmet ama zor durumda kalındığında destek amaçlı kullanılabilir.

Sanırım şimdilik bu kadar, umarım faydası olur.

Sevgiler.

Hiç yorum yok